sağda solda aklıma bir sürü şeyin gelmesi ve bilgisayarın önüne oturup da wordpress’i açtığımda aklımdaki her şeyin uçup gitmesi…
bu bile başlı başına bir yazı konusu olabilir aslında; “unutkanlığı engellemenin 5 parlak yolu” gibi veya “fikirlerinizi kaybetmeyin! onlar en değerli varlığınızdır”…
bugün farklı bir şey yapıp, eskilerden bir yazıya yer vermeye karar verdim. ve bunu da asimov’a hayranlığımdan ötürü onun bana ilham kaynağı olduğu bir yazıyla yapmak istiyorum. ve işte şimdi eskilerden, taa iki sene öncesinden bir klasiği çalıyoruz; “asansör etkisi”…
Asansör etkisini duymuş muydunuz? Ben düne kadar duymamıştım.
Isaac Asimov’u severim. Sadece iyi bir bilimkurgu yazarı olduğu için değil. Müthiş bir öngörüye sahip olmasının yanı sıra toplumsal dinamikleri çok iyi analiz eden biri.
Gelecekte olup bitecekler hakkında bir sürü yorum yapıyoruz; biz yapmasak bile çeşitli yorumları okuyoruz. Ama ne olursa olsun gelecek hakkında doğru tahminler yürütmek çok zor. Mesela bundan yıllar önceki bilimkurgu filmlerine baktığımızda insanların uzak mesafeler hologramlar aracılığıyla iletişim kurduğuna bolca tanık olmuşluğumuz vardır; ama günümüzde hologramlar yerine web-cam’lerimiz var.
Uzay Yolu filminde bir sürü kendiliğinden açılıp kapanan kapı görüyorduk ama kimse bunların mağazalarda işimizi kolaylaştıracağını düşünmemişti. O sadece uzay gemilerine ait bir özellik olabilirdi.
Asimov bunların nedenini asansör etkisine bağlıyor. Geleceği betimlerken geçmişin ve bugünün deneyimleriyle mantık yürütüyoruz. Ama gelecekte bambaşka bir şey ortaya çıkıp (Internet gibi) tüm gelecek tahminlerini alt üst edebiliyor.
Bu arada yazıyı uzatacağım ama neden “asansör” dediğini şu şekilde izah etmem gerekiyor. Asimov 1800’lerde yaşadığını farz edip, 1900’lerde yüksek binalar olacağını düşlüyor. Peki bu gökdelenlerde yaşam nasıl olabilirdi? 1800’lerde yüksek binalara çıkmak zahmetliydi. O nedenle kat sayısı yükseldikçe insanlar aşağıya inip geri çıkma konusunda tereddüte düşecek ve o nedenle her kat oyun alanlarıyla, okullarıyla, mağazalarıyla kendi içinde bağımsız birer yapı haline gelecekti.
Alt katlarda yaşayan insanlar yere daha yakın olduğu için ayrıcalıklı kesim olacaktı. Yüksek katlar ise yeryüzünden giderek soyutlanacaktı. Komik değil mi? Ama 1800’lerde yaşamış bir insan “asansör” kavramından bihaber olduğu gibi “asansör”lerin doğmasını sağlayan teknolojik gelişmelerden de uzak olduğundan gökdelen hayali ancak bu şekilde gelişebilirdi.
Asansör etkisini pazarlamada da görüyoruz. 100 yıl önceki pazar ortamını düşünün. Üretim olanakları bu kadar gelişmediği için el işçiliği söz konusuydu. Alım gücü bu kadar yüksek değildi. Sınırlı iletişim olanakları uzak mesafeleri aşmanın güçlüğüyle birleşince insanlar ancak yaşadıkları yere yakın bölgelerde satış yapabiliyordu. Zenginlik sahip olduğunuz bilgi birikimiyle değil altınla ölçülüyordu. Savaş ve krizler bulunduğunuz yere ne kadar uzak yaşanıyorsa siz de bunlardan o kadar geç etkileniyordunuz. Ufak ve sınırlı çevreler nedeniyle kişisel özellikleriniz ürünlerinizin özelliklerinden daha ön plana çıkıyordu. Yani önde gelen ailelerden birine mensupsanız ya da kasabanın sevilen şahsiyetlerinden biriyseniz ticaret imkanınız artıyordu. Ürün kalitesi de neydi acaba? Zaten kaç tane ürün vardı ki? Kaliteli ürün demek Venedik’ten gelen ayna, İtalya’dan gelen şarap demekti ya da doğudan gelen baharat. Ürünler sadece belli bölgelerde üretilmesinden ve kısıtlı sayıda bulunmasından dolayı seçkin veya kaliteli sayılıyordu.
O zamanlarda yaşamış bir insana bugünkü pazar koşulları sizce ne derece inandırıcı veya anlamlı gelirdi? Hiç kimseye… Bugünlere geleceğimizi bırakın 100 yıl önceden 50 hatta 20 yıl önce bile çoğu insan tahmin edemedi.
Şimdi bizde elimizde olanlardan yola çıkarak geleceğe yönelik tahminlerde bulunuyoruz ama asansör etkisi her an yanıbaşımızda hata yapmamızı bekliyor.
E-ticaret tahminlerinde bulunuyoruz, duygulara seslenen markaların gelecekte ayakta kalacağından vs. bahsediyoruz ama her an bir şey çıkıp tüm tahminlerimizi alt üst edebilir. Internet belki de 15 yıl sonra yerini bambaşka bir teknolojiye bırakabilir. Neden olmasın? Şu an onunla kıyaslayabileceğimiz bir teknoloji yok ama bu olmayacağı anlamına gelmiyor. O nedenle her şeyi yakından takip etmek gerekiyor. Çünkü ancak bildiğimiz kadar varız ve hayal kurabiliyoruz.
…
One Response to “nostalji: asansör etkisi”
Butimar
20 Jun 2008
6:36 am
Bu yazıyı ilk okuduğumdan bugüne iki sene mi geçmiş?
Ah zaman! Ne de çabuk uçup gidiyorsun :(