eskiden batı’da olup biten yenilikler hakkında veya yabancı yazarların pazarlama üzerine görüşlerini yazmak ne kadar da sıcak ve sevimli geliyordu bana. ama şimdi zonk zonk zonklayan ayağımın mı yoksa onca işin arasında erimiş beynimin etkisinden midir bilmiyorum bu fikir bana eskisi kadar sevimli görünmemeye başladı.
pazarlama konusunda kat etmemiz gereken o kadar çok şey varken yurt dışında olup biten şeyler hakkında konuşmak beni hüzünlendiriyor. evet bir hüzün kaplıyor içimi….
mesela “deneyimsel pazarlama”. mesela “wom”. mesela “green marketing”…. canım ülkemde bunlara ait kaç tane başarılı ve özgün örnek var?
yok.
bunlardan geri kalmak ayrı bir sorun. ama sürekli x ülke, y ülke örneğini vermek de istemiyorum. ülkemdeki z’leri eleştirmekten de sıkıldım. var mı bir çözüm önerisi olan? galiba ülkemdeki z’leri eleştirmeye devam edip arada da x’lere y’lere atıfta bulunmak ve kendimden de bir kaç t katmak için işine geçici bir rahatlık sunabilir.